12 Eylül Darbesinin 36. Yılına İlişkin

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 36 yıl geçti. Ancak ne milli vicdanımıza açtığı yaralar sarılabildi ne de demokrasimize verilen zarar tam olarak telâfi edilebildi.
12 Eylül milli tarihimiz ve toplumsal yapımız bakımından tarifi imkansız bir tahribat oluşturdu. On binlerce insan zulüm altında can çekişirken, 9 kutup yıldızımız asılarak şehit edildi. Tüm bunlardan daha vahim olmak üzere, bu kıyım karşısında, milyonlar suskunlaştırılarak, iradeleri ipotek altına alınmaya çalışıldı.
Analar ve babalar evlatlarını, gelinler erlerini, çocuklar babalarını kaybederken Türk Milleti bir neslini yitirdi.
Türk Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş ve dava büyüklerimiz yargılanırken, Türk Milliyetçiliği hareketi yok edilmek istendi.
Köklü bir fikriyatın ve kutlu bir maneviyatın eseri olan Ülkücüler, tüm bu zulme rağmen yılmadan dik durdular. Şehit oldular ancak yenilgi nedir bilmediler.
Mustafa Pehlivanoğlu oldular, Türk Milliyetçiliğinin ölümsüzlüğünü haykırdılar.
İsmet Şahinler, yaşatmak için can verdiler.
Cengiz Baktemur gibi muhabbetle vuslata erdiler.
Bayrağa sevdalı yaşayıp, Cevdet Karakaş ile idam sehpalarında bayraklaştılar.
Tüm gayeleri gafleti sevmeden yaşamak, şeytanın çelmelerine takılmamaktı. Ahmet Kerse gibi…
Ve Ali Bülent Orkanlar, Ülkücülüğün nişanesi oldular.
.Duracıklar, Esendağlar, cellatlarından helallik isteyecek kadar ince fikirliydiler.
Fakat Fikri Arıkan gibi zulme karşı her daim dik durdular.
Onları idam ederek yok edeceklerini sananların aslında yanıldılar. Nitekim bu zulme imza atanların, idamlara ferman çıkaranların, isimleri unutulmuşken bugün milyonlarca “Genç Bozkurt” hiç görmeden sevdikleri ülkü şehitlerini ağabey olarak yâd ediyor. Onların, mücadelesinden güç buluyor.
12 Eylül’ün tüm zulmüne rağmen yolundan dönmeyenler, bugün dahi Hakk’ın mutlak galip geleceğini müjdeliyor.
Ant olsun ki dünya var oldukça aziz hatıraları nesilden nesile aktarılacak, ruhlarına Fatihalar bağışlanacaktır.
Kılıçkıran’dan, Çakıroğlu’na binlerce vatan evlâdının canları pahasına savunduğu bu “kutlu hareket”, 12 Eylüllere teslim olmadığı gibi 15 Temmuzlarla da sinmeyecektir.
Türk Milletinin; devletine, bayrağına ve bölünmez bütünlüğüne el uzatanlar, istikbalimiz üzerinde komplo kuranlar her zaman olduğu gibi yine karşılarında Ülkücü Hareketi bulacaklardır.
Şehitlerin emanetine gönül veren milyonlarca bozkurt bilimde çağını aşıp, Türk Milleti hak ettiği mertebeye gelene kadar her alanda mücadelelerine devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Cennet mekan Başbuğumuz Alparslan Türkeş ve hayatlarını bu davaya vakfeden büyüklerimiz olmak üzere, aziz dava şehitlerimiz ile kahraman vatan şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yad ediyor; ruhlarının şad, mekanlarının cennet olmasını niyaz ediyorum.
İlelebet şehitlerimizin emanetleri davamız, mücadeleleri kavgamızdır.

Olcay KILAVUZ
Ülkü Ocakları Genel Başkanı
12 Eylül 1980


Kategorisi: Basın Açıklamaları / Genel Başkan'dan

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter