1 Mayısın Anlam ve Önemine İlişkin: Ümraniye Katliamı – İlteriş Kağan Öztürk

Salih ULUĞ, Bahri BİLGİN, Ömer BAYRAKTAR, Cevat KOCA ve kardeşi Sinan KOCA… MİSK (Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu) üyesi beş Ülkücü işçi…

Olay; 17 Mart 1978 tarihinde Ümraniye Semti’nde komünistlerin 1 Mayıs Mahallesi olarak adlandırdığı, yeni adı ise Mustafa Kemal Mahallesi olan yerde gerçekleşmiştir.

Giresun’un Görele ilçesinde hayat şartlarının ve maddi geçimsizliğin vermiş olduğu sıkıntılardan dolayı İstanbul’a ‘EKMEK PARASI’ için gitmişti 5 Ülküdaş…

Ekmek parası… Çoluk çocuklarının nafakası… Rızıkları…

Oto-yol Fiat (Otosan) firmasında iş bulurlar ve Karadenizli Müslüman Türk gencine yakışanı yaparlar ve MİSK’e üye olurlar. Ailelerini de yanlarına almak için gece kondu yapabilecekleri bir arazi ararlar…

Ve Moskof uşakları, Kızıl Çin fareleri, beşinci kol elemanları harekete geçer… : “Gelin sizlere daha düzenli, yan yana ev yapacağınız yer gösterelim.” diyerek bir kahvehaneye çağırırlar. Davet edildikleri kahveye geldiklerinde TKP/ML-TİKKO mensubu militanlar tarafından etrafları çevrilir. Adına “Halk Mahkemesi” dedikleri bir tiyatro sergilerler.

Neticesinde MİSK üyesi 5 Ülkücü İşçi suçlu (!) bulunup ölüm cezasına çarptırılırlar. İnfazı uygulamak için elleri ayakları bağlanarak, İçerenköy’deki taş ocaklarına götürülürler. Türlü işkencelere maruz kaldıktan sonra (kulakları kesilir, gözleri oyulur, ayakları taşlarla ezilip, erkeklik uzuvları kesilir…) kafalarına birkaç el ateş edilerek şehadet mertebesine ulaşırlar…

23 yaşında ola Şehit Sinan KOCA’nın biri 10 günlük olan 3 çocuğu, 29 yaşındaki ağabeyi Şehit Cevat KOCA’nın 1 çocuğu, 29 yaşındaki Şehit Bahri BİLGİN’in 7 çocuğu, 27 yaşındaki Şehit Ömer BAYRAKTAR’ın 4 çocuğu, Şehit Salih ULU’nun 1 çocuğu yetim; gencecik hanımları da dul kalır… Bu 5 gariban işçinin tek suçları, Milliyetçi, Ülkücü olmaları, tek suçları bu aziz vatanı canlarından çok sevmeleriydi!

Şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Şehitler ölmez.

Bu vesileyle; “Kapitalist burjuva sömürüsü”nün ezmeye, “amansız taşeron firma”ların sindirmeye, kendinden olmayana yaşam hakkı vermeyen “iktidar sendikaları”nın ise yok etmeye çalıştığı ve alın terini hiçe saydığı tüm ”ÜLKÜCÜ İŞÇİ” lerin İşçi Bayramı’nı kutlarım.

Ne varsa yıldızda var, ayda var. TÜRK’e yine TÜRK’ten fayda var!


Kategorisi: Gündem Yazıları

Sosyal Ağlarda Paylaş:

DeliciousFacebookDiggRSS FeedStumbleUponTwitter